top of page
  • berkunlu

MUTSUZ UMUTSUZ VE TANRISAL

Bu bir siyaset yazısı değil. En azından doğrudan bir siyasal yazısı değil. Peki, insanın içini sızlatacak durumlara karşı bir reaksiyon mu? Bunun da aslında doğrudan olduğunu düşünmüyorum. Fakat buna da bir pay vermem gerektiğini hissediyorum. Hislerim üzerinden belki de bir yol çizmeye çalışıyorum. Anlama ve bilmeye muhtaç bir yol. Buna mecbur değil miyim? Tanrının bana verdiği ve kaçamayacağım bir görev mi?


Şimdilik bilmeye çalışıyorum. Gelecekte bunun arkasını getirmeye çalışmak nasıl olur diye düşünmeden de edemiyorum. Tanrıyı kızdırmadan gitmek önemli olabilir. Yoksa onun kızgınlığı mümkün değil midir? Tanımaya çalışıyorum. En azından kendi kurgularımın içerisinde böyle.


Tanrıları kendi içinde çoğul düşünüyorum son zamanlarda. Ne kadar tek tanrının kudretinden haberdar olsam da. Tek tanrının buna kızmayacağını varsayıyorum. Kendisi için düşünen birine kızmaz ya.. Belki de kızdığı için yapıyordur başlıktaki soruyu. Bir canın varken, bunun ortaya çıkması da nedir şimdi!? Başka yerlerde, zamanlarda, varoluşlardaki hayatlarının sonlanması mı bu? Senin çeşitli dünya zamanlarında ortaya çıkan bir durum mu? Nereye kadar gidebilir bu? Sonunu getirmek istemeyen bir tanrı olamaz diyorum. Fakat tanrının gücü sonsuzsa diye bir cümle ekliyorum. Tanrıların gücü ise birleşiminde her şeyin ötesine bir geçiş demek istiyorum. Korkmadan yapmaya çabalıyorum.


Bir kere öldüm ve mutsuzdum. Bir kere öleceğimi bildim mutsuzdum. Bir kere daha öleceğimi bilmek bir umut mudur? Neden? Çünkü bir kere daha yaşayacağım. Yaşamı bu kadar sevmeli miyim? Sevimsiz bir yaşam yerine ölmek tercih edilemez mi? Yoksa tekrar tekrar öldüğünü bilmek mi cennetten kovulduysam aldığım ceza. Cennetten kovulurken hepimiz, sanki ben orada değildim. Tanrı tarafından orada tutulmadım mı?


Her seferinde bir kere daha ölmek insanı ölüme alıştırabilir ve varoluşsal kriz orada biter. Varoluşun tek krizi demek lazım hem de. Sonrasında kendini boşluğa kaptırabilirsin. Boşlukta nefes almanın rahatlığını yaşarsın. Bir daha asla yere çarpmak yok. Yerin sertliği yok. Ayaklarının altında kayıp giden cennet yok. Bu dünya cennet değil, cehennem de. Hepsinin daha iyi ve daha kötüsü mü?


Kaç kere daha öleceğini bilmek bir lanet olabilir. Bilmemek bir hediye midir? Tanrını hediyesi işte böyle olur. Tanrıların hediyelerini de bekliyorum. Zamanın içinde bekliyorum ve zamanın dışında bekliyorum. Bekliyorum, çünkü an be an ölümümü yaşıyorum.



Comentários


bottom of page